‘saç bakımı’ Etiketlenmiş Yazılar

Uzmanlar günde 50 ile 100 kadar saç telinin dökülmesinin normal olduğunu ancak aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme görüldüğünde mutlaka uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.

Saç dökülmesini durdurmanın en etkili yöntemi saçtaki değişiklikleri erken fark ederek bir an önce tedaviye başlamaktır. Ancak saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru tedaviyi uygulamak mümkün değildir. Bu yüzden aşırı miktarda saç kaybı, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme sorunu olanların bir uzman doktor yardımı almaları gerekmektedir.

Uzmanlara göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90’ı uzama halindedir ve bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10’luk kısım ise 2-3 ay kadar süren dinlenme evresindedir. Dinlenme evresinde olan bu saçlar dökülerek, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyür ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmesinin çoğu bu döngü esnasında gerçekleşir.

Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri:

  • Genetik Saç Kaybı (Erkek Tipi Saç Dökülmesi): Uzmanlar saç dökülmelerinin en sık görülen sebebinin genetik özellik olduğunu belirtiyor ve bu kalıtıma sahip olan kadınlarda kellik görülmediği ancak saçlarda azalma görüldüğünü belirtiyorlar. Bu duruma “erkek tipi kellik” deniyor ve 10-20-30’lu yaşlarda başlayabiliyor. Yeni tıbbi tedavi seçeneklerinin olmasına rağmen kalıcı düzelme sadece saç transplantasyonunda(saç ekimi) görülüyor. Hasta için uygun olacak yöntem ise doktor tarafından seçiliyor.
  • Yanlış Saç Bakımı ve Kozmetik Ürün Kullanımı: Uzmanların bilgilerine göre; boya, renk açma, perma veya saç düzleştirme gibi işlemler uygun koşullarda yapılmadığı takdirde saça zarar verebiliyor. Aynı zamanda bu işlemlerin sıkça uygulanması ile birlikte saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamakta saçı zayıflatarak kırabiliyor. Saçınızı çekerek atkuyruğu, örgü ya da sıkı lastiklerle toplama işlemlerinin sıklığı da saç kaybına neden olabiliyor.
  • Kurutma ve Tarak Kullanımı: Saçınızı şampuanladıktan sonra saç kremi kullanmak saçınızın kolay taranmasını sağlar. Islakken saçınız daha kırılgandır. Saçın kırılarak dökülmesini engellemek için; saçı havlu ile ovalayarak kurutmaktan kaçınmak ve fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu tarak kullanmak gerekir.
  • Alopesi Areata: Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesinin sonucunda kafa derisinde düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama şeklinde alanlar oluşuyor. Tüm saç ve vücut kıllarında nadiren kayıp oluşabiliyor. Bu tip saç dökülmesinin nedeni bilinmiyor ve birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
  • Doğum Sonrası: Uzmanlar gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu, ancak doğum sonrasında saç büyüme döngüsünün dinlenmeye geçtiklerini ve 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini belirtiyor. Bu süre 1-6 ay kadar sürdükten sonra çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına dönüyorlar.
  • Yüksek Ateş, Ağır Enfeksiyon ve Soğuk Algınlığı: Uzmanlar, hastalıkların saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiklerini ve hastalıktan 4 hafta ile 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı olabileceğini ancak zamanla eski miktarlarına döneceklerini belirtiyor.
  • Tiroid Hastalığı: Az ya da fazla çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini belirten doktorlar, bu hastalığın tedavisiyle saç kaybının giderebileceğini belirtiyor.
  • Eksik Protein İçerikli Beslenme: Anormal beslenme alışkanlığına sahip olanlar ve eksik protein diyeti yapanlarda protein eksiliği oluşuyor. Bu durumda vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokarak 2-3 ay sonrasında yoğun saç kaybı oluşmasına neden oluyor. Bunun düzelmesi için ise doktorlar yeterli miktarda protein alınmasını öneriyor.
  • Bazı İlaçlar: Doktorlara göre kullanılan bazı ilaçlar geçici bir süre de olsa saç kaybına neden olabiliyor.
  • Kanser Tedavileri: Uzmanlar bazı kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini ve hastaların saçlarının yüzde 90’ını kaybedebildiklerini;fakat tedavi sonrasında saçların büyüme göstererek eski haline döneceklerini belirtiyor.
  • Doğum Kontrol Hapları: Doktorlar, bu hapları kullanan bayanların saç dökülmesinin kalıtsal yatkınlıkla oluşabildiğini, fakat saç dökülmesi gerçekleştiğinde doktor kontrolünde hapların değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
  • Demir Eksikliği: Besinsel olarak demiri eksikliği veya demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğu durumlarda saç dökülmesi görülebiliyor. Bayanlarda adet kanamalarından kaynaklı demir eksikliği daha sık görüldüğü için mutlaka demir eksikliği giderilmelidir.
  • Büyük Cerrahi Girişimler ve Kronik Hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalarda birkaç ay içinde aşırı saç dökülmesi görülebiliyor fakat bu durum yine birkaç ay içinde düzeliyor. Ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybı ömür boyu devam edebiliyor.

Tıpkı doğanın oldugu gibisaç telinin de kendine özgü bir ritmi, kriz dönemi, biçimi ve renkleri var. Gözle bakıldığında hiçbir şey olmuyormuş gibi gelse de saçlarımız hiç durmaksızın değişime uğruyor. Şimdi bu değişimi daha detaylı inceleyelim… Yazının tamamını okuyun »

Saçların sağlıklı görünmesi, güzelliğin vazgeçilmezleri arasında sayılıyor. Peki dökülmeye ya da kırılmaya başlamışlarsa? İşte yalnızca güzelliğiniz için değil, sağlığınız için de tehlike sinyali olabilecek bu belirtileri önemsemeniz şart!

İster uzun, ister kısa olsun saçlar, güzelliğin ayrılmaz bir parçası. İşte bu yüzden kadınların pek çoğu, saçlarının gerek renginde gerekse modelinde yaptıkları değişikliklerle farklı güzellikleri yakalayabiliyorlar. Ancak bazen saçlar, çok iyi bakılmasına rağmen dökülmeye başlıyor. İşte o zaman bir panik yaşanıyor. Bu duruda akla gelen ilk soru; “hepsi dökülecek mi?” oluyor. Oysa her dökülme karşısında endişe etmenize gerek yok. Çünkü saçlar her 4 yılda bir yenileniyor!

Saç teli vücudun diğer kılları gibi “büyüme, geçiş, dinlenme” olmak üzere üç aşamadan geçiyor. Saç telinin kaybı bu dönemlerin herhangi birinde olsa da, sıklıkla dinlenme fazında meydana geliyor. Saç tellerinin %85 inin büyüme fazında % 15 i dinlenme fazında olduğunu biliniyor, ortalama her dört yılda bir saçların büyük kısmının yenilendiği de yine araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular.

Günde 50 ile 100 adet arası saç telini kaybetmek normaldir!

Günde ortalama 50-100 adet saç telinin kaybı normal sınırlarda olduğundan endişe etmemek gerekiyor. Ancak kişinin saç yoğunluğu çevresindekiler tarafından fark ediliyorsa, bu toplam saçın %25 lik kısmında kayıp olduğu anlamına geliyor. Bu durumda günlük saç kaybı 100-200 adedi bulduğundan, hekime başvurma zamanının geldiğini gösteriyor.

Saçları dökülmeye başlayan kişilerin doktorlardan öğrenmek istediği ilk şey saç dökülmesinin kalıcı olup olmayacağı… Çünkü kalıcı saç dökülmeleri tedavi edilmediği takdirde saç kaybı giderek artıyor. Hatta bazen tedavi uygulansa bile saç kaybı devam edebiliyor. Kalıcı dökülmelerin bir kısmı saçlı deride harabiyet yaparak belli bir alanda iz bırakabiliyor.

Saç kaybının başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Bazı genetik hastalıklar
  • Radyasyon
  • Termal ve kimyasal yanıklar
  • Mekanik travma
  • Tümörler
  • Bazı enfeksiyonlar (frengi, cüzzam, mantar, zona)
  • Bazı cilt hastalıkları (liken, lupus vb.)

Kadınlarda ve erkeklerde saç dökülmelerinin %95′i erkek tipi saç dökülmesidir.

Kalıcı saç dökülmelerinin hatta tüm saç dökülmelerinin büyük bir kısmı saçlı deride harabiyet yapmayan ve “androjenik” olarak adlandırılan genetik veya erkek tipi dökülmeden kaynaklanıyor. Bu da kadın ve erkeklere ait tüm saç dökülmeleri içinde %95 lik kısmı oluşturuyor. Saç dökülmesinde; genetik yatkınlık, yaş ve androjen düzeyleri belirleyici oluyor. Anne ve kız kardeşte benzer saç dökülmesi varsa tedavisi daha güç hale geliyor. Bu tipte saçlar giderek incelerek sert kıllardan yumuşak-ince tüylere dönüşüyor. Bu durum bazı psikolojik problemlere neden olabileceği için erken başvuru ve tanı önemli. Tedavisinin ise mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerekiyor. Saçlı deride hormon dönüşümünü sağlayan ilaçların ya da incelmiş saç kılının çapını artıran losyonların lokal uygulanması söz konusu olabiliyor.

Saç tedavilerinde kullanılan ilaçlar kısırlığa yol açmaz.

Tabletle tedavinin yaygın yanlış kanının aksine kısırlık gibi bir yan etkisi yok! Sadece yüzde bir oranında libido azalmasına yol açabiliyor ancak bu etki de geçici. Bir süre sonra azalan libido yerine geliyor. Büyük oranda saç kaybı yaşanan kişilerde, bir başka seçenek, saç ekimi. Saç ekimi yöntemlerinin başarılı olabilmesi için çok büyük alanlarda dökülme olmaması gerekiyor. Kadınlarda bu tip saç dökülmesi görüldüğünde tıbbi olarak da müdahale ediliyor. Bu kadınların mutlaka hormon düzeylerine bakılıyor gerekiyorsa doğum kontrol hapı ve antiandrojenlerle tedaviye geçiliyor.

Bazı dökülmeler sonradan geri kazanılabilir.

Geri dönüşlü saç dökülmeleri büyüme veya dinlenme fazında meydana gelebiliyor. Büyüme fazındakiler aniden ortaya çıkıyor. Bu tip dökülmelerinin nedenleri arasında; kemoterapi ilaçları, kolçisin, haşere ilaçlarıyla zehirlenme, ileri derecede açlık, radyasyona maruz kalma geliyor. Saçların %90 ı haftalar içinde kaybediliyor ancak neden ortadan kalkınca kendiliğinden düzeliyor.

Dökülmeye neden olan sebebin ortaya çıkışından yaklaşık 2-5 ay sonra dökülme yoğunlaşıyor. Bu tip şikayetlerle gelen kişilerde uzmanlar, dökülmelere neden olabilecek pek çok faktörü sorguluyorlar. Bunlar; yüksek ateş, tifo, AIDS benzeri enfeksiyonlar, ilaçlar (pıhtılaşma önleyiciler, hormonlar, lipid düşürücüler, epilepsi ilaçları, düşük doz kemoterapötikler, ağır metaller, tiroid ilaçları, A vitamini vb.), hormonal değişimler (doğumdan sonra 2-4. ayda, doğum kontrol haplarının başlanması veya bırakılması, tiroid hastalıkları vb.), yeme bozuklukları, emilim sorunları, demir eksikliği, çinko/biotin eksikliği, fiziksel stres (kaza, ameliyat vb.), emosyonel stres (boşanma, yakın kaybı, savaş vb.). Bu tip dökülmeler de, nedenin ortadan kalkmasıyla birlikte geri dönüşlü oluyor.

Saçlarınızı en az 2 günde bir yıkayın.

Günlük saç kaybının 150 telden fazla olması nedeniyle endişelenen hastalar sıklıkla saçlarını yıkamaktan kaçınıyor. Oysa kirlenen ve yıkama süresi 2 günden daha uzun olan saçlar yıkandığı zaman neredeyse 2 günlük döküleceği için daha endişe verici olabiliyor.

Saç bakımı için nelere dikkat etmeliyiz.

Saçların sağlıklı olabilmesi için de şu noktalara dikkat edilmesi gerekiyor:

  • Saçlar yumuşak bir şekilde günaşırı yıkanmalı.
  • Çekerek kopmaları önlemek amacıyla şampuandan sonra krem uygulanmalı.
  • Dökülmeyi artırdığı için eşlik eden egzama gibi sorunlar, mutlaka tedavi edilmeli.
  • Yapılan testlerde yolunda gitmeyen bir durum tespit edilirse düzeltilmeli, eksik vitamin/ mineraller takviye edilmeli. Buna rağmen iyileşmenin 6 aya kadar uzaması mümkün.
  • Test sonuçları doğal sınırlarda olsa bile jelatin, keratin, darı ekstresi, biotin, çinko, çeşitli vitaminler içeren tabletler kısmen de olsa faydalı olabiliyor. Ancak hepsinin doktor kontrolünde alınması gerekiyor.

Bilgisayarlı saç analizi ( Fototrikogram ) kolay uygulanan, invaziv olmayan, tekrarlanabilen saç takip yöntemidir.Bilgisayarlı Saç Analizi

  • Bilgisayarlı saç analizi ile ;
  • Saç dökülmesinin tipi belirlenebilir.
  • Saç dökülmesinin derecesi ölçülebilir.
  • Saç yoğunluğu hesaplanabilir.
  • Saç tellerinin kalınlığı incelenebilir.
  • Anagen ve telogen evredeki saçların oranı ölçülebilir.

Saç analizi hastaların saçlarının durumu ile ilgili bilgi verir. Ayrıca elde edilen veriler ışığında, yakın gelecekte yaşanabilecek saç dökülmesi hakkında yorum yapmaya olanak tanır.

40 kat büyütmeli fotoğraflar üzerinde, hangi bölgelere ekim yapılması gerektiği belirlenir. Ekim öncesinde ve ekim sonrasında saçların durumu fotoğraflarla ve sayısal analizlerle kıyaslanabilir.

Hasta saç ekimine uygun değilse veya ekim dışında başka bir tedavi istiyorsa; saç mezoterapisi başta olmak üzere medikal tedavilerin sonuçları en güvenilir ve objektif şekilde saç analizi ile takip edilebilir.

Saç analizleri çoğu klinikte saç sorunları nedeni ile başvuran hastalara ücretsiz olarak sağlanan bir hizmettir.

Oral Tedavi yöntemleri.

Hastanın genel durumu, özelikle saç dökülmesinin evresine göre, hekim kontrolünde dökülmeyi azaltıcı, ilaç tedavisi uygulanabilir. Gerek saç ekim operasyonları öncesi, gerekse saç ekim operasyonları sonrası destekleyici farklı özeliklerde yararlı ilaçlar bulunmaktadır.

Tüm ilaçlar hekim kontrolünde alınmalıdır.

Topikal Tedaviler Hangileridir?

Bu ilaçlar, saçların inceldiği alanlarda saçlı derideki kan akımını arttırarak saç dökülmesini azaltır. Uzun yıllardır dünyada erkekler ve kadınlar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Saç ekimi sonrasında ilk yeni saçların büyümesini hızlandırmak için de kullanılır. Özellikle verteks( tepe bölgesinde) etkilidirler.

Saçlı Deri Mezoterapisi nedir?

Mezoterapi potansiyel olarak saç ekimine gerekliliği azaltan bir tedavidir.

Saç dökülmesi için uygulanan mezoterapi teknikleri mezoterapinin kendisinden geliştirilmiştir. Mezoplasti veya Mezohair gibi yaklaşımlar şeklinde adlandırılabilir. Hem bayanlar hem erkeklerde yeniden saç gelişimi üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir.

Mezoterapi ne tamamlayıcı tıp ne de alternatif tıptır. Bu uygulama farmakolojik ilaçların intradermal veya subkutan enjeksiyonu olduğuna göre klasik tıbbın bir tekniğidir.

Amacı hastalığın yerleştiği alanla, tedavi uygulama alanının birbirine yaklaştırılmasıdır.

Seçilen ilaç karışımları, bölgesel olarak küçük dozlarda özel iğneler ve özel tekniklerle cilt içine verilir. Dermis veya hipodermis, mikrosirkülasyon yoluyla aktif maddenin ulaşması gereken yere doğru yavaşça salındığı rezervuar bölge haline gelir. Dolayısıyla bu bir bölgeselyerel tedavi yöntemidir.

Saçlı deri mezoterapisi; saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyodlarla saçlı deriye uygulanabilen bir tedavi şeklidir.

Özel kokteyler ile saçlı deriye özellikle vitamin takviyeleri yapılır ve bu bölgeye olan kan dolaşımı geliştirilir. Kıl foliküllerinin kanlanmasının arttırılmasına ve daha iyi beslenip, gelişmelerine yardım eder.

Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılmasıdır. Yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve sonuçlarının etkili olmasıdır.

Saç gelişimine yönelik mezoterapi değişik nütrientleri (biotin, hyalüronik asit ve silika gibi), vazodilatörleri ve androjen blokerleri kullanır. İlk uygulamadan haftalar sonrasında saçların tekrar geliştiği gözlenir, yaklaşık altı ay sonrasında dökülen bölgeler yeniden canlanır ve normal yapıda saçlarla yer değiştirir. Uygulamaların belirli aralıklarla devamlılığı gereklidir.

Uygulamalar Genel Olarak Mezoterapide

I ) İntraepidermal uygulama

II ) Yüzeyel intradermal uygulama

a Enjeksiyonsuz ( Nappaj – sıvama )

b Enjeksiyonlu ( Nokta tarzı,nappaj)

III ) Derin intradermal enjeksiyon ( Nokta tarzı PPP 14 mm )

IV) Hipodermal enjeksiyon ( Nokta tarzı – PPP 410 mm ) şeklinde yapılabilir.

Kullanılan İlaçlar ve Özellikleri

Saçlı deri mezoterapisinin temelini uygulamada kullanılan ajanlar oluşturur. Saçlı deri mezoterapisinde sabit bir ilaç tedavisi yoktur. Her hastadaki varolan patolojiye göre farklı etki mekanizmaları olan maddeler tek başlarına veya kombinasyonlar halinde verilir. Genel prensip ; uygulanacak olan formulasyonlarda çok sayıda ajanın kombinasyonundan kaçınmak ve en az madde ile hastalık patolojisine faydalı olabilecek terkibi hazırlamaktır.

Mezoterapi ile kullanılabilecek maddeler şu şekilde sınıflandırılabilir :

Lokal anestetikler : prokain, ksilokain

Vasküler etkililer : buflomedil, melilatrutin, pentoksifilin, gingko biloba, minoksidil

paridil heparin.

Saç folikülünün uyarılması ve saçın onarılmasına etkililer: XADN , aminoasitler,

organik silisyum.

Antiandrojen etkililer: finasteride, dutasterid, bitkisel ekstreler.

Antiseboreikantiinflamatuar etkililer : çinko, selenyum, salisilat.

Keratin biyosentezi için etkililer: biotin, bepanthene, vitamin A , vitamin B grubu (pantotenik asit, vitamin B5 gibi), aminoasitler, oligoelementler, çinko, bakır,

magnezyum.

Bu ajanları içeren standart ampül ve vial tarzında preparatlar artık mevcuttur. Minoksidil, finasterid, dutasterid, biotin, xadn, organik silisyum, dpantenol gibi ajanlar kendi isimlerinde bulunabilmekle beraber değişik aminoasitler, vitaminler ve oligoelementleri kombine halinde bulunduran standart ürünler ( keractive, haircare gibi) de mevcuttur. Bunlar tek başlarına veya kombinasyonlar tarzında uygulanabilir.

Enjekte edilen bileşimin içeriği:deri nekrozu yapabilen alkol bazlı solventler olmamalıdır. Bileşim izotonik olmalı, pH nötr olmalı, hipoallerjik olmalı ve yerel olarak iyi tolere edilebilmelidir. En önemli nokta tedaviye başlamadan önce kesin bir tanı koyup enjekte edilecek karışımı doğru seçmelidir.

Etki Mekanizmaları ve Tedavi Amacı

Bu maddeler ile yapılan kokteyler dermal papilla düzeyinde etki ederek saçların gelişimini, yenilenmesini uyararak keratin üretimini düzenlerler.

Kokteyldeki vazodilatör (damar genişletici) maddeler fonksiyonel bir mikrosirkülasyon sağlayarak,

saç foliküllerinin kanlanmasını arttırırlar. Böylece saçın canlanmasını ve kalınlaşıp parlamasını sağlarlar.

Sinir uçlarından salınan mediatörleri kontrol altına alırlar.

Mezoderm aralığında bağışıklık sisteminin (immun sistem) kan hücrelerinin % 40 oranında varlığı göz önüne alındığında, immun üniteyi etkileyerek immun saç dökülmesini önlemeye çalışırlar.

Kokteyldeki vitaminler ve elementler saç dökülmesini engellerler; yağ sekresyonunu düzenlerler ve kepek oluşumunu azaltırlar; antioksidan özellikleri ile katkı sağlarlar.

Sonuç olarak ulaşılan nokta; ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılmasıdır. Yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve tedavinin daha çok etkili olmasıdır.

Saçlı Deri Mezoterapi Endikasyonları

Erkek tipi saç dökülmesinde ( androgenetik alopesi )

Alında traksiyon ( çekmeye bağlı) dökülmelerde

Alopesi areatada ( saçkıran )

Doğum sonrası dökülmelerde

Daha çok kadınlarda görülen diffuz (genel) dökülmelerde

Bazı saçlı deri hastalıklarında ( sedef hast. , liken , seboreik dermatit gibi ) uygulanır.

Erkeklerde erken evrede yapılan tedavi daha etkilidir.

Kontrendikasyonları

Hamileler; emzirenler; immunolojik hastalığı olanlar; kanser hastaları; diabetikler; antikoagülan tedavi görenler uygun hasta değildirler.

Uygulama Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar

Mezoterapi Öncesi

  1. Klinik muayene ile dökülmenin seviyesi belirlenmelidir.
  2. Trikogram incelemesi yapılmalıdır.
  3. Hasta yatar pozisyonda olmalıdır.
  4. Uygulamadan önce eldiven giyilmeli ve bölge antiseptik solüsyonla dezenfekte edilmelidir. Alkol , eter , klorheksidin , betadin deri dezenfeksiyonunda tercih edilir.
  5. 48 saat önce analjezik ve antiiflamatuar uygulamaları kesilmelidir.

Mezoterapi Sonrası

  1. Tedavi sonrası derinin % 70 lik etil alkol ile temizlenmesi önerilir.
  2. Kural olarak , allerji riskini arttırmamak için seans sonrası sıcak duştan kaçınılmalıdır.
  3. Ekimozu önlemek için seans sonrası hemostaz elle veya hastanın ağırlığı ile yapılmalıdır.
  4. Seanslar çok sık aralıklarla tekrarlanmamalıdır.Bir önceki seansın yararlı etkilerini ortadan kaldırabilir.

Saç Fototerapisi Nedir ? ( ETG )

Electrotrichogenesis ( ETG ) ; elektrostimülasyonla saç dökülmesini engelleme , dökülen saçların geri kazanımı anlamında kullanılan bir terimdir.

Pulse’li ( atımlı ) elektrostatik alan ; AB , EFTA , Amerika kıtası ve dünyanın diğer bölgelerinde tıbbi olarak onaylanmış olup erkek ve kadın androgenetik alopesisinde ve genel anlamda kellik tedavisinde kullanılmaktadır.

British Columbia Üniveritesinde yapılan ilk klinik uygulamada; 36 haftalık bir çalışmada % 96.7 oranda dökülmenin durması ve % 66.1 inde yeniden saç oluşumunun başladığı görülmüştür.

İşlevi şudur; vücuttaki kemiklerin gelişim ve onarımında etkin olan büyüme faktörünün salgılanmasını sağlayan bu enerji , benzer bir mekanizma ile saçtaki kıl folküllerindeki büyüme faktörünü de harekete geçirmektedir.

Bu yöntem ; saçlı deride büyüme faktörlerini arttırıcı hücreler arası ve hücre içi kalsiyum ve magnezyum gibi maddelerin geçişini kolaylaştırarak saç metabolizmasını etkiler ve bu sayede saç dökülmesini önler ve hatta saçı geri kazandırır.

Tedavinin güvenirliliği ise son derece üst düzeydedir. Öyle ki; 1 dakikalık cep telefonu ile konuştuğumuzda maruz kaldığımız enerjinin 50.000’de 1’inden daha az bir manyetik alan etkisinde kalınmakta, dolayısıyla hiç yan etkisi bulunmamaktadır.

Tedavinin en önemli avantajlarından biri ağrısız olmasıdır.

ENDİKASYONLARI

Androgenetik alopesi

Alopesia areata ( saçkıran )

Anagen eflivum ( kanser kemoterapisi )

Saç ekimi sonrası

Saç sağlığını güçlendirme

KONTRENDİKASYONLARI

Hamilelik

Kalp pili kullanımı

Kafatasında metal protezi olanlar

Tedavi haftada 1 seans olarak uygulanır. Seans süresi 12 dakikadır.

6 ila 12 hafta içinde hasta tedaviye olumlu cevap verir.

*yukarıda yazan tüm bilgiler tıp literatüründeki kaynaklardan alınmıştır  ve sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Öncelikle saç derinize göre şampuan seçerek işe başlamalısınız. Yani eğer saç diplerinizde kepeklenme varsa, kepek şampuanı kullanmanız şart. Ama aynı zamanda röfle saçlarınızı kuruttuysa, saçlarınıza hangi şampuanı kullanırsınız?

Cevap yine kepek şampuanıdır.
Çünkü gerçek anlamda saç kırıklarınızı onaracak bakım kreminiz olacaktır.

İşte bu sebeple seçeceğiniz bakım kremi mutlaka onarıcı ve güçlü etkiye sahip bir krem olmalıdır…

Peki saçınızı kaç kere şampuanlamalısınız?

Mesela normalde saçlarınızı 2 günde bir yıkadınız ama bu hafta sular kesikti ya da fırsat bulamadınız ve 4 gündür saçınızı yıkayamıyorsunuz…

Ne yapmalısınız?

3 şampuan ancak temizler diye düşünüyorsunuz, saç dipleriniz de çok yağlanmış. Zaten çok çabuk yağlanan bir cilt tipiniz de var. O zaman öncelikle saçlarınızı sabah yıkadığınızda akşam dipleri yağdan parlıyorsa yağlı saç şampuanı kullanın, ama asıl önemlisi saçlarınızı 4 gün sonunda yıkarken 2’den fazla şampuan yaparak saçlarınızı yıpratacağınızı bilmenizdir.

Kısacası 3’ten fazla saçınızı şampuanlamak saça zarar verebilir.

Electrotrichogenesis ( ETG ): elektrostimülasyonla saç dökülmesini engelleme , dökülen saçların geri kazanımı anlamında kullanılan bir terimdir.

Pulse’li ( atımlı ) elektrostatik alan: AB , EFTA , Amerika kıtası ve dünyanın diğer bölgelerinde tıbbi olarak onaylanmış olup erkek ve kadın androgenetik alopesisinde ve genel anlamda kellik tedavisinde kullanılmaktadır.

British Columbia Üniveritesinde yapılan ilk klinik uygulamada ; 36 haftalık bir çalışmada % 96.7 oranda dökülmenin durması ve % 66.1 inde yeniden saç oluşumunun başladığı görülmüştür.

İşlevi şudur: vücuttaki kemiklerin gelişim ve onarımında etkin olan büyüme faktörünün salgılanmasını sağlayan bu enerji , benzer bir mekanizma ile saçtaki kıl folküllerindeki büyüme faktörünü de harekete geçirmektedir.

Bu yöntem: saçlı deride büyüme faktörlerini arttırıcı hücreler arası ve hücre içi kalsiyum ve magnezyum gibi maddelerin geçişini kolaylaştırarak saç metabolizmasını etkiler ve bu sayede saç dökülmesini önler ve hatta saçı geri kazandırır.

Tedavinin güvenirliliği ise son derece üst düzeydedir. Öyle ki ; 1 dakikalık cep telefonu ile konuştuğumuzda maruz kaldığımız enerjinin 50.000’de 1’inden daha az bir manyetik alan etkisinde kalınmakta, dolayısıyla hiç yan etkisi bulunmamaktadır. Tedavinin en önemli avantajlarından biri ağrısız olmasıdır.

ENDİKASYONLARI

  • Androgenetik alopesi
  • Alopesia areata ( saçkıran )
  • Anagen eflivum ( kanser kemoterapisi )
  • Saç ekimi sonrası
  • Saç sağlığını güçlendirme

KONTRENDİKASYONLARI

  • Hamilelik
  • Kalp pili kullanımı
  • Kafatasında metal protezi olanlar
  • Tedavi haftada 1 seans olarak uygulanır. Seans süresi 12 dakikadır.
  • 6 ila 12 hafta içinde hasta tedaviye olumlu cevap verir
Öncesi Sonrası Fotoğraflar


Fotoğraflar otomatik gönderilecektir.