‘saç ekimi’ Etiketlenmiş Yazılar
Saçınızın dökülmesinden rahatsız oluyorsanız, üstelik uyguladığınız yöntemlerden başarı elde edemediyseniz geriye bir seçeneğiniz daha kalıyor: Saç ekimi…
Saç ekiminde yeni kökler, 3. ayından sonra saç tellerini üretiyor, 6 ay içinde de normal uzunluğuna erişiyor…
Uzmanlara göre aslında saç dökülmesi, saçın kendini yenilemesi demek. Günlük olarak 80-100 adet saç telinin kaybedilmesi de son derece normal karşılanıyor. Ancak bu miktar daha fazlaysa ve siz bölgesel bir eksiklik görüyorsanız işte bu rahatsız edici… Eğer saçınızın dökülmesinden rahatsız oluyorsanız, üstelik uyguladığınız yöntemlerden başarı elde edemediyseniz geriye bir seçeneğiniz daha kalıyor: Saç ekimi!
Ancak saç ekimi bölgesel dökülmelerde uygulanabilir. Çünkü saçlı bölgedeki kökler alınıyor, ardından saçsız bölgelere yerleştiriliyor. Bu nedenle saçları tamamen dökülen kişilerin saç ektirme şansları yok!
Şartlarınız uygunsa ve saç ekimi yaptırmışsanız, yeni köklerin 3. ayından sonra saç tellerini üretmeye başlığını belirterek, ‘Yaklaşık bir yılda da saçlarınız son halini alıyor. Yani biraz zaman alsa da, dökülen bölgelerde eskisi gibi doğal, canlı ve kalıcı saçlara sahip oluyorsunuz.
Saç Ekimi İçin Konuşulan İki Seçenek Var: FUT ve FUE
Saç ekimi; başın arka tarafından,iki kulak arası ve ense üzerindeki saç açısından zengin olan bölgeden alınan saçlı dokuların, saçların olmadığı veya seyrek olduğu bölgeye nakledilerek gerçekleştirilmesi işlemine deniyor.
- FUT (Foliküler Ünite Transplantasyonu): Günümüzde dünyanın en ileri ve gelişmiş saç ekimi kliniklerinde uygulanmakta olan tekniktir. Bu yöntemde, ense üzerindeki sağlıklı ve dökülmemiş bölgeden alınan saçlı deri, mikroskop altında doğal yapıları bozulmadan uygun tekniklerle, saç ve saç köklerini barındıracak şekilde 1′li, 2′li, 3′lü ve 4′lü kümelere ayrılarak seyrelmiş ya da tamamen dökülmüş olan bölgeye ekilir.Ensede saçların alındığı bölge, plastik ve yeniden yapılandırma cerrahi yöntemlerine uygun olarak dikilir. Bu sayede, arkadaki dikiş izi en aza indirgenmiş olur ve iz ancak saç tamamen kazıtıldığında görülebilir. Dikiş, ameliyatı takip eden 12-15. günde alınır. Hazırlanan saç kümelerinin yerleştirilmesi (ekimi) aşamasında, dizilimi, uygulanacak saç çizgisi, mevcut saçların çıkış yönlerine uygunluğu ancak bu konuda uzun yıllar deneyimli bir uzman tarafından tasarlanabilir. Doğal görünen saç ekimi ile kötü görünümlü saç ekimi arasındaki fark, işlemi yapan uzman ellerin sanatsal becerisiyle ilgilidir.
- FUE (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu): Saç köklerinin özel ince uçlu iğnelerle ense üzerinden ya da vücudun belirli bölgelerinden tek tek alınarak seyrelmiş ya da tamamen dökülmüş olan bölgeye nakledilmesidir. Ense üzerinde dikiş olmadığı için, dikiş izi de söz konusu değildir.
Doğru uygulanmış FUT veya FUE yöntemlerinin, sonuçları bakımından birbirinden farkı yoktur. Eğer saç çizgisi doğru hazırlanmış ve yönlendirilmeleri doğru yapılmış ise her iki yöntemin de sonuçları doğal görünmektedir.
Operasyondan önce ve sonra…
- Operasyondan 15 gün önce düzenli olarak kullanılan saç ilacı, vitamin, aspirin vb. ilaçlar kesilmelidir.
- Operasyon sabahı saçlarınız PH nötr bir şampuanla yıkanmalıdır.
- Operasyondan önceki akşam uykunuzu almış olmanız gerekmektedir.
- Operasyon sabahı, hafif bir kahvaltı edebilirsiniz.
- Üzerinizde kolye, yüzük gibi metal takılar bulunmamalıdır.
- Operasyon sonrasında kullanılması gereken ilaçları yanınızda getirmeniz gerekmektedir. İlaçların size gösterilerek anlatılması daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
- Operasyon sonrasında yanınızda bir şapka getirmeniz tavsiye edilir. Bere şeklinde saça yapışacak bir şapka olmamasına dikkat etmelisiniz.
- Giyilmesi kolay, önü açık bir kıyafet tercih etmelisiniz.
- Operasyondan sonra yanınızda size refakat edecek bir yakınınızın olması gerekir. Yalnız başınıza araba kullanmayın.
- Operasyondan önceki akşam alkol alınmaması gerekir.
- Operasyondan itibaren 3 gün sigara ve alkol alınmaması gerekir.
- Sürekli kullandığınız losyon şeklinde saç ilacınız varsa bu ilacı operasyondan 1 ay sonrasına kadar kullanmamalısınız.
- 10 gün sportif faaliyetlerden uzak kalmanız gerekir.
- En az 3 gün ayakkabılarınızı giymek veya başka bir şey için eğilme hareketi yapılmamalı.
[box type="warning"] Saç Ekimi Sonrası Saçlarınızı Yıkama Önemli[/box]
- Doktorunuzun önereceği losyon sadece saç ekimi yapılan bölgeye yumuşak hareketlerle sürülüp iyice yedirilmeli.
- 1 saat bekletildikten sonra tüm saçlar doktorunuzun önereceği şampuanla yıkanmalı.
- Kurulama işlemi tamponlama şeklinde, havluyla ovulmadan sadece dokunup kaldırma hareketleriyle yapılmalı. Havlunun ütülenmiş ve soğutulmuş olmasına özen gösterilmeli.
- Yıkama programı 10 gün boyunca her gün uygulanmalı.
- Losyon 10 gün sonra bırakılıp yıkama işlemine sadece doktorunuzun önereceği şampuanla devam edilmeli.
9 Soruda Saç Ekimi Nedir?
İşlem ne kadar sürer?
Saç ekimi yapılacak bölgenin büyüklüğü, cilt ve saç yapısı, uygulanacak tekniğe bağlı olarak değişmekle birlikte, yaklaşık olarak 4-6 saat arası süren bir işlemdir.
Ağrı ya da acı hisseder miyim?
Saç ekimi operasyonu lokal anestezi altında gerçekleştirilip kesinlikle ağrı ya da acı hissedilmeyen bir işlemdir.
Hangi tekniği öneriyorsunuz?
Kullanılacak tekniği biz değil, sizin saçlarınızın ve cildinizin yapısı belirleyip doğru tekniğin uygulanması çok önemlidir. Ön görüşme esnasında yapılacak teknik ve neden o tekniğin seçildiği detaylı bir şekilde anlatılıp karar verilir.
Ekilen saçlar kesinlikle çıkar mı?
Evet çıkar. Greftlerin (saç kümesi) hazırlanması, bekletildiği koşullar ve doğru tekniğin uygulanması, sonucu direkt etkileyen faktörler olup, yerine getirildiği takdirde sonuç yüzde 100 başarılıdır.
Ne zaman dışarı çıkabilirim?
Operasyondan sonra dışarıya çıkmanızı engelleyecek bir durum yoktur. İlk 2-3 gün minik minik pembe noktacıklar görülüp, yavaş yavaş solmaya başlayarak bir hafta içinde normal haline dönüp dışarıya çıkmanızı engelleyecek bir durum teşkil etmez.
Ekilen saçlar ne zaman çıkar?
Operasyon tarihinden 3 ay sonra küçük küçük görünmeye başlayıp, yaklaşık 6 ay içinde normal uzunluğuna erişir.
Ekilen saçlar ileriki tarihlerde dökülür mü?
Hayır dökülmez. Çünkü ekilen saçlar dökülmemeye kodlanmış bölgeden alınıp, bu özelliğini yeni ekilen bölgede de devam ettirir.
Saç ekimi yaptırdığım belli olur mu?
Uygun teknikle doğal bir şekilde ekilmiş saçlar kesinlikle belli olmaz. Bunun için operasyonu yapacak ekibin deneyimli olması çok önemlidir. Çünkü uygulanacak ekimin şekli kişinin cilt ve saç yapısına, ekim yapılacak bölgeye göre değişip, her biri teker teker değerlendirilmelidir.
İşlemi uygulayacak kişiler kimlerdir?
Saç ekimi plastik cerrahlar yönetiminde, konusunda uzun yıllar deneyim kazanmış uzmanlar tarafından gerçekleştirilmelidir..
Kök hücre destekli saç ekimi dökülme sorunu yaşayanlar ve saçını kaybetme noktasına gelmiş kişilerde çok etkili sonuçlar veriyor.
Saç dökülmesi kadın erkek yaşlı genç dinlemiyor. Pek çok nedene bağlı olarak dökülen saçlar insanı psikolojik olarak da olumsuz etkiliyor. Neyse ki tıptaki gelişmeler sevindirici, yüz güldürücü çareler sunuyor. Bunlardan biri de kök hücre destekli saç ekimi. Kök hücre (PRP) destekli FUE saç ekimi, saç dökülmesinden kurtulmakta tıbbın geldiği en yeni ve etkileyici tedavi metodu. Bu tedavinin uygulandığı Doğan Cerrahi Tıp Merkezi Medikal Estetik Birimi`nden Uzman Estetisyen Berna Bilir Yılmaz konu ile ilgili bize detaylı bilgi verdi.
SAÇLAR CANLANIYOR
Yıllar içinde yapılan birçok bilimsel çalışma doku ve organ yenilenmesi için kök hücre ismi verilen ve multipotansiyellere sahip bir hücre ayrıştırılmış ve bu sistem yakın zamanda FDA(Amerikan Sağlık Dairesi) onayını da alarak bir çok tıp alanında kullanılmaya başlandı. Bu hücrelerin en büyük kaynağı da insan kanı. Saç ekimi ve saç mezoterapisinde bu yöntemin kullanılması ilk kez 1999 yılında Japon Dr. Takakura tarafından saç dökülmesi konusunda bilimsel bir çalışma olarak yayınlandı. Bu yöntemle yapılan saç ekim işleminin özellikle de FUE ile yapılan saç ekiminin başarısını yüzde 25 arttırıyor. Ayrıca ekilen bölgede bulunan ve erkek tipi saç dökülmesinin etkisiyle minyatürize olmuş cansız saçları yüzde 80 oranında normal canlı saç haline getiriyor. Bu iki yararı bir arada göz önüne alınırsa FUE ile yapılan saç ekimi eğer kök hücre tedavisi ile desteklenirse alınacak sonuç normal FUE tedavisine göre yüzde 50`ye varan oranda daha fazla başarı demek.
Hiçbir enfeksiyon ve iz yok
Bunun yanı sıra bölgede bulunan ve dökülmeye yüz tutan saç kökleri yeniden canlanmaya başlıyor. Ayrıca bu özel hücre kokteyli saç alınan ense bölgesine de verilerek burada kalabilecek izi de tamamen ortadan kaldırıyor. Enfeksiyon riski de sıfırlanıyor. Oluşabilecek enfeksiyonu da önlemede de çok önemlidir, bu serum yoğun antibakteriyel içeriği ile de herhangi bir enfeksiyonun oluşumunu da önlemektedir.
Nasıl uygulanıyor?
Saç ekimi sonrası tedaviye belli aralıklarla devam edilmesi başarı oranını çok yükseltiyor. Uygulama için hastadan ortalama 20 cc kan alınarak özel bir işlem ile yoğun kök hücre içeren serum elde ediliyor. Bu serum özel bir işlemden geçirilerek FUE yöntemi ile çıkarılan saçlarla birleştiriliyor. Birleştirilme işleminden sonra FUE köklerinin üzerine kök hücrelerin yapıştırılması işlemine başlanıyor. Yine özel bir solüsyonla FUE kökler yıkanarak üzerindeki kök hücrelerin ayrılmaması sağlanıyor ve kök hücre ile zenginleştirilmiş FUE kökleri ekime hazır hale geliyor. Ekimden belli süreler sonrasında PRP kök hücre ile yapılan bölgeye ve saçların çıkartıldığı bölgeye uygulama tekrarlanır.
Neden bu kadar başarılı?
Saç ekimi olarak (özellikle de FUE işleminde) en önemli dezavantaj ekilen saçların ilk 1 hafta herhangi bir kan damarıyla bağlantı kuramamasıdır. Böyle olunca, kökler beslenemeyip zayıf kalıyor ve ilk 7 günlük bu dönemde de bir kısmı kayba uğruyor. Tüm bu kayıplar saç ekiminin başarısını azaltıp, güçlü olmayan saçların kaybına neden oluyor. Kök hücre ile operasyon esnasında yıkanan FUE saç kökleri vücut dışına alındığında, üzerine yapıştırılan kök hücrelerin salgıladığı proteinler sayesinde uzun süre vücut dışında canlı kalıyor. Ekilen bölgede kök hücrelerin salgıladığı büyüme hormonu ile hemen büyümeye ve beslenmeye başlıyor. Ayrıca kök hücre içerisinde bulunan VEGF hormonu ekilen saç kökü etrafında hemen yeni kan damarları oluşumunu başlatıyor. Böylece yeni ekilen saç kökünün beslenme sorunu da ortadan kalkıyor. Yeni ekilen köklerde beslenme yaşam sorunu çözülüyor.
Yaş ve hormonal sorunlar saç ve kaşların dökülmesine ya da azalmasına neden olabiliyor.
Ancak Türkiye ile birlikte İngiltere, Fransa, Amerika gibi dünyada 30 farklı ülkede uygulanan dünyanın en prestijli saç ve kaş ekim tekniği artık Türkiye”de M. estetik uzmanı Dr. Ceyda Şener”in Nişantaşı”ndaki kliniğinde de uygulanıyor. Bu 40 yıllık deneyimli teknoloji saç ve kaş dökülmesi gibi problemlerin önüne geçmeyi mümkün kılıyor. Dr. Ceyda Şener saçları ya da kaşları dökülen kadın ve erkeklerin bu yöntemle çok daha doğal ve gür saçlara kavuşacağını söylüyor.
KAŞLARINIZA TEKRAR KAVUŞUN
Dünya üzerinde birçok ünlü isme uygulanan DHI No Touch Technique ile dökülen kaşlar tekrar çıkmaya başlıyor. Yaş ve hormonal nedenlerden ötürü saçları dökülen ya da azalan kadınlar, bu yöntemle çok daha doğal ve gür saçlara kavuşuyor. Yöntem kadınların kaş sorununu da ortadan kaldırıyor. Bu konuda kadınlar, çoğunlukla başvurdukları dövme yöntemine gerek kalmadan, DHI No Touch Technique ile tamamen doğal kaşlara sahip olarak yüz ifadelerini belirginleştirebiliyorlar.
ÇİM ADAM OLMAYA SON
Dr. Ceyda Şener”in kliniğinde uygulanan bu dünyaca ünlü saç ekim tekniğinde, enseden tek tek alınan saç kökleri, patentli bir cihaz yardımıyla diğer tekniklerdeki gibi demet demet değil, açıklık olan bölgelere tek tek ekiliyor. Kadın ve erkekte görülen her türlü saç dökülmesi tipi için geçerli olan bu yöntem, birçok saç ekim yönteminde sıklıkla ortaya çıkan morarma, bandaj, şişlik, yara ve ağrı gibi sorunları elimine ediyor. Operasyon çıkışı görüntü de, eski yöntemlerdeki portakal kabuğu görüntüsü değil, bir elma pürüzsüzlüğünde oluyor. Ayrıca saçlar uzadıktan sonra ”çim adam” görüntüsü de oluşmuyor.
ASLA DÖKÜLMÜYOR
Ekilen saç kafa derisinin arka tarafındaki saçlardan alındığı için çok sağlıklı oluyor. Çünkü kafa derisinin arka kısmında yer alan saçlar, ön kısmında yer alan saçlara oranla çok daha az dökülen, güçlü saçlardır. Hatta bu saçlar ön kısımdaki saçlara oranla çok daha geç beyazlaşıyor. Bu nedenle arkadan toplanıp da, öne ekilen saçlar sağlıklı ve güçlü saçlardır. Ayrıca, ekilen saç canlıdır, uzamaya devam ediyor ve asla dökülmüyor. Bu saçların daha sağlıklı olmasının nedeni ise DNA. İnsanoğlunun yaratılışı gereği insan beyinin en hassas kısmı olan beyincik bu kısımda yer alıyor. Bu kısım isan hayatı için çok önemli seviyede önem taşımaktadır. Bundan dolayı vücut en çok koruması gereken alan olan beyincik kısmını en güçlü saç kökleri ile koruma altına alıyor. Bu sebepten buradaki saçlar daha geç dökülüyor, hatta hayat boyu dökülmüyor.

Uzmanlar günde 50 ile 100 kadar saç telinin dökülmesinin normal olduğunu ancak aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme görüldüğünde mutlaka uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Saç dökülmesini durdurmanın en etkili yöntemi saçtaki değişiklikleri erken fark ederek bir an önce tedaviye başlamaktır. Ancak saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru tedaviyi uygulamak mümkün değildir. Bu yüzden aşırı miktarda saç kaybı, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme sorunu olanların bir uzman doktor yardımı almaları gerekmektedir.
Uzmanlara göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90’ı uzama halindedir ve bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10’luk kısım ise 2-3 ay kadar süren dinlenme evresindedir. Dinlenme evresinde olan bu saçlar dökülerek, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyür ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmesinin çoğu bu döngü esnasında gerçekleşir.
Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri:
- Genetik Saç Kaybı (Erkek Tipi Saç Dökülmesi): Uzmanlar saç dökülmelerinin en sık görülen sebebinin genetik özellik olduğunu belirtiyor ve bu kalıtıma sahip olan kadınlarda kellik görülmediği ancak saçlarda azalma görüldüğünü belirtiyorlar. Bu duruma “erkek tipi kellik” deniyor ve 10-20-30’lu yaşlarda başlayabiliyor. Yeni tıbbi tedavi seçeneklerinin olmasına rağmen kalıcı düzelme sadece saç transplantasyonunda(saç ekimi) görülüyor. Hasta için uygun olacak yöntem ise doktor tarafından seçiliyor.
- Yanlış Saç Bakımı ve Kozmetik Ürün Kullanımı: Uzmanların bilgilerine göre; boya, renk açma, perma veya saç düzleştirme gibi işlemler uygun koşullarda yapılmadığı takdirde saça zarar verebiliyor. Aynı zamanda bu işlemlerin sıkça uygulanması ile birlikte saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamakta saçı zayıflatarak kırabiliyor. Saçınızı çekerek atkuyruğu, örgü ya da sıkı lastiklerle toplama işlemlerinin sıklığı da saç kaybına neden olabiliyor.
- Kurutma ve Tarak Kullanımı: Saçınızı şampuanladıktan sonra saç kremi kullanmak saçınızın kolay taranmasını sağlar. Islakken saçınız daha kırılgandır. Saçın kırılarak dökülmesini engellemek için; saçı havlu ile ovalayarak kurutmaktan kaçınmak ve fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu tarak kullanmak gerekir.
- Alopesi Areata: Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesinin sonucunda kafa derisinde düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama şeklinde alanlar oluşuyor. Tüm saç ve vücut kıllarında nadiren kayıp oluşabiliyor. Bu tip saç dökülmesinin nedeni bilinmiyor ve birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
- Doğum Sonrası: Uzmanlar gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu, ancak doğum sonrasında saç büyüme döngüsünün dinlenmeye geçtiklerini ve 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini belirtiyor. Bu süre 1-6 ay kadar sürdükten sonra çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına dönüyorlar.
- Yüksek Ateş, Ağır Enfeksiyon ve Soğuk Algınlığı: Uzmanlar, hastalıkların saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiklerini ve hastalıktan 4 hafta ile 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı olabileceğini ancak zamanla eski miktarlarına döneceklerini belirtiyor.
- Tiroid Hastalığı: Az ya da fazla çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini belirten doktorlar, bu hastalığın tedavisiyle saç kaybının giderebileceğini belirtiyor.
- Eksik Protein İçerikli Beslenme: Anormal beslenme alışkanlığına sahip olanlar ve eksik protein diyeti yapanlarda protein eksiliği oluşuyor. Bu durumda vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokarak 2-3 ay sonrasında yoğun saç kaybı oluşmasına neden oluyor. Bunun düzelmesi için ise doktorlar yeterli miktarda protein alınmasını öneriyor.
- Bazı İlaçlar: Doktorlara göre kullanılan bazı ilaçlar geçici bir süre de olsa saç kaybına neden olabiliyor.
- Kanser Tedavileri: Uzmanlar bazı kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini ve hastaların saçlarının yüzde 90’ını kaybedebildiklerini;fakat tedavi sonrasında saçların büyüme göstererek eski haline döneceklerini belirtiyor.
- Doğum Kontrol Hapları: Doktorlar, bu hapları kullanan bayanların saç dökülmesinin kalıtsal yatkınlıkla oluşabildiğini, fakat saç dökülmesi gerçekleştiğinde doktor kontrolünde hapların değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
- Demir Eksikliği: Besinsel olarak demiri eksikliği veya demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğu durumlarda saç dökülmesi görülebiliyor. Bayanlarda adet kanamalarından kaynaklı demir eksikliği daha sık görüldüğü için mutlaka demir eksikliği giderilmelidir.
- Büyük Cerrahi Girişimler ve Kronik Hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalarda birkaç ay içinde aşırı saç dökülmesi görülebiliyor fakat bu durum yine birkaç ay içinde düzeliyor. Ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybı ömür boyu devam edebiliyor.
(Foliküler Ünite Ekstraksiyon )
Fue , dikişsiz, acısız, iz bırakmayan, gündelik hayatı etkilemeyen saç ekim tekniğidir.
FUE tekniği özelikleri
Ensede şerit biçimde çizgi kalmaz.
Kılların alındığı alanda uzun süre hissizlik duyusu olmaz.
Uygun vücut bölgelerinden kıl köklerinin nakline olanak tanır.
Greftlerin çıkarıldığı alanda hızlı iyileşme görülür.
Profesyonelce uygulandığına saçlar doğal ve dolgun görünümlü olur.
FUE tekniği ile ekim nasıl yapılır?
Donör alandaki kıllar işlem öncesinde 2 mm uzunluğunda kısaltılır.
Özel bir cerrahi aletle ( 0.6-0.8 mm çapında ) saç kökleri çıkarılır.
0.8-0.9 mm çaplı silindirik aletlerle kanallar açılır.
Donör alandan alınan saç kökleri, istenilen bölgeye yerleştirilir.
FUE tekniği ile ne kadar ekim yapılabilir?
Saçlı deride normal sıklık santimetrekare başına 70-100 foliküler ünitedir.
Saç sıklığı %50 azaldığında saç kaybı gözle fark edilir hale gelir.
Santimetrekare başına 35 ila 50 foliküler ünite ekimi ile yeterli saç sıklığı sağlanır.
Bazı kişilerde saçın yapısına bağlı olarak, istenen sonuçlar için 65 foliküler üniteye kadar ekime ihtiyaç duyulabilir.
FUE tekniğinde dikkat edilmesi gerekenler!
Kökler zedelenmeden çıkarılmalı.
Saç köklerinin mutlaka doğru yönde ekilmeli.
İşlem sonrası hasta uyarılara dikkat etmeli.
FUE tekniği ile günde ne kadar ekim yapılabilir?
Deneyimli, uzman ekipler 2000 ila 3000 greft ekim yapabilmektedirler.
Hastanın ensesi çok yoğunsa ve ihtiyacı fazla ise iki gün üst üste toplam 4000 -5000 greftlik ekimler mümkündür.
İhtiyaç halinde ikinci FUE operasyonu en erken 3 ay sonra gerçekleştirilebilir.
Saç Ekimi Operasyonundan Önce Yapılması Gerekenler
- Saç ekim operasyonundan en geç üç gün en erken bir hafta önce alkol ve sigara kullanmayınız.
- Saç ekim operasyonundan bir hafta önce aspirin ve türevi ilaçlar kullanmayı bırakınız Yazının tamamını okuyun »
(Foliküler Ünite Ekstraksiyon )
Fue , dikişsiz, acısız, iz bırakmayan, gündelik hayatı etkilemeyen saç ekim tekniğidir.
FUE tekniği özelikleri
Ensede şerit biçimde çizgi kalmaz.
Kılların alındığı alanda uzun süre hissizlik duyusu olmaz.
Uygun vücut bölgelerinden kıl köklerinin nakline olanak tanır.
Greftlerin çıkarıldığı alanda hızlı iyileşme görülür.
Profesyonelce uygulandığına saçlar doğal ve dolgun görünümlü olur.
FUE tekniği ile ekim nasıl yapılır?
Donör alandaki kıllar işlem öncesinde 2 mm uzunluğunda kısaltılır.
Özel bir cerrahi aletle ( 0.6-0.8 mm çapında ) saç kökleri çıkarılır.
0.8-0.9 mm çaplı silindirik aletlerle kanallar açılır.
Donör alandan alınan saç kökleri, istenilen bölgeye yerleştirilir.
Daha Fazla Bilgi İstiyorum.
FUE tekniği ile ne kadar ekim yapılabilir?
Saçlı deride normal sıklık santimetrekare başına 70-100 foliküler ünitedir.
Saç sıklığı %50 azaldığında saç kaybı gözle fark edilir hale gelir.
Santimetrekare başına 35 ila 50 foliküler ünite ekimi ile yeterli saç sıklığı sağlanır.
Bazı kişilerde saçın yapısına bağlı olarak, istenen sonuçlar için 65 foliküler üniteye kadar ekime ihtiyaç duyulabilir.
FUE tekniğinde dikkat edilmesi gerekenler!
Kökler zedelenmeden çıkarılmalı.
Saç köklerinin mutlaka doğru yönde ekilmeli.
İşlem sonrası hasta uyarılara dikkat etmeli.
FUE tekniği ile günde ne kadar ekim yapılabilir?
Deneyimli, uzman ekipler 2000 ila 3000 greft ekim yapabilmektedirler.
Hastanın ensesi çok yoğunsa ve ihtiyacı fazla ise iki gün üst üste toplam 4000 -5000 greftlik ekimler mümkündür.
İhtiyaç halinde ikinci FUE operasyonu en erken 3 ay sonra gerçekleştirilebilir.
Saç Ekim Operasyonu Nasıl Gerçekleşir?
Operasyonun ilk işlemi hastanın saçlı derisinin lokal anestezi uygulanarak uyuşturulmasıdır.
Bu sayede hasta operasyon süresince uyanık kalır; TV seyredebilir; yemek yiyebilir, gazete-kitap okuyabilir; ancak acı duymaz. Saçsız alanlara nakledilecek saç kökleri iki şekilde elde edilir.
Birincisi; güvenli donör alan olan enseden bir şerit çıkarılır. Şerit, saç köklerine ayrılır. Şeridin ayrılmasıyla elde edilen küçük saçlı deri parçacıklarına greft adı verilir. Her greft bir veya daha fazla sayıda saç teli(folikül) içerir.
Başın arka kısmındaki şeridin çıkarıldığı boşluğun kenarındaki deriler birbirlerine dikilerek kapatılır. Şeridin boş bıraktığı alanın basit bir dikişle kapanabilmesi ve çizgi şeklindeki dikiş izinin saçlarla tamamen kamufle edilebilmesi saç ekimi operasyonunun önemli bir avantajıdır.
İkincisi ise enseden şerit çıkartılmasını ve dikiş atılmasını gerektirmez. Saçlı derinin arka ve yan kısmından veya diğer uygun bölgelerden (sırt, omuz, göğüs gibi) bu işlem için geliştirilen cihazlarla saç kökleri greft şeklinde hazır olarak çıkarılır. ( Halk arasında bu çıkarma işlemi “tek tek” olarak isimlendirilir.)
Operasyona kullanılan aletlerin özellikleri nelerdir?
Greftler saçsız bölgede özel aletlerle açılan kesilere (kanallara) yerleştirilirler. Kullanılan aletlerin özelliği, açılan kanalların boyutlarının olabildiğince küçük olmasını sağlamaktır. Bu sıklık ve doğallığı arttırırken, aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandıran bir yöntemdir.
Aletlerin özellikleri belli bir alana daha fazla sayıda kanal açmayı, böylece bu alana daha fazla sayıda ve daha küçük boyutta greft ekmeyi mümkün kılmaktadır. Kanalların ve greftlerin boyutlarının küçük olması, saç ekiminin sıklığını (yoğunluğunu) ve doğallığını arttıran en önemli faktördür.
Küçük kanal boyutunun diğer bir avantajı; greftin kanal içine tam oturması ve deri yapısının hemen hemen hiç bozulmamasıdır.
Kanalın büyük açılması; onu çevreleyen deride çukurlaşma, renk değişikliği, greftlerin aşağı yukarı kayması gibi kozmetik sorunlara yol açabilir.
Kanalların orjinal saçların yönünde açılması ve ekilen greftlerin orjinal saçlarla aynı açıda çıkması, saç ekiminde doğallığı sağlayan önemli noktalardan birisidir.
Operasyonda doğal saç çizgisinin önemi nedir?
Başarılı bir saç ekimi operasyonunda en önemli noktalarından biri doğal saç çizgisinin oluşturulmasıdır. Saç çizgisi simetrik ve ahenkli olmalıdır; kişinin yüz şekli ile orantılı şekilde belirlenmelidir. Yüz hatları yanında, saçın dökülme şekline uygun çizilmelidir.
Saç çizgisinin belirlenmesinde doktorun deneyimi ve estetik yaratıcılığı belirleyici olur. Oluşturulacak saç çizgisinin on yıllar boyunca sabit kalacağı gerçeğinden dolayı, şekil ve yer (lokalizasyon) olarak ideal çizginin belirlenmesi amaçtır. Hastalar ileri yaşlarda da çizginin doğal görünmesi gerektiğini unutmamalıdırlar. Saç çizgisi, gençlik yıllarının başlarındaki kadar aşağıda tutulmamalıdır.
Alnın iki yanında (temporal bölge) çizginin daha geride olduğu yüksek bir saç çizgisi hayat boyu süren mükemmel bir sonuç sağlayacaktır. Bu şekilde; düşük ve oval bir saç çizgisi ile karşılaştırıldığında, daha fazla yoğunluğa ve daha doğal görünüme ulaşılacaktır.
Operasyon sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?
Operasyon sonrasında ekim yapılan bölgeye hiçbir şey kapatılmaz. Ekim dikiş atılarak yapılmışsa, dikiş üzerine bandaj kapatılır. Bunun nedeni, bölgeyi dış etkenlerden korumaktır. Bandaj en az 12 saat, en fazla 72 saat sonra çıkarılır. Bandaj çıkarıldıktan sonra, dışardan bakıldığında operasyon izi görülmez.
Hasta operasyon sonrası hemen evine gidebilir. Enfeksiyon riskini önlemek için, operasyon sonrası 5 gün antibiyotik tablet kullanılır. İşlem sonrasında birkaç gün ekim yapılan alan yara kabuğu ile kaplı kalır.2. günde yıkanmanın başlaması ile kabuklar düşer.
Bu süreçte hastaya şapka kullanması önerilir. Saç ekimi dikiş atılarak yapılmış ise, dikişler 15 gün sonra alınır. Ekilen saçlar operasyonu takiben 2-4 hafta içinde dökülürler. Saç kökleri yeni yerlerine uyum sağladıkça (bunun için 2.5 – 3 ay gereklidir) , saçlar çıkmaya başlarlar ve ayda ortalama 1 cm. hızla uzarlar. Saç ekimi operasyonunun ilerde kişinin sağlığını bozacak herhangi bir yan tesiri ve komplikasyonu yoktur.
Hastanın yaşı, dikkatli aile öyküsü, fizik muayenesi bu değerlendirmeyi yapmak için önemli faktörlerdir.
Saç ekiminden önce bölgenin tamamen kelleşmesini beklemek gerekli de değildir; avantajlı da değildir.
Göreceli olarak erken androgenetik alopesili bir kişinin var olan saçları, operasyon sonrasında daha iyi kamuflaj sağlar.
İkinci bir operasyon gerekli olursa, iki operasyon arasındaki sürenin daha uzun olmasını sağlar.
Tüm planlama androgenetik alopesinin son halinin doğru tespit edilmesine ve donör alanın büyüklük ve özelliklerine göre yapılmalıdır.
Saç taşıyan bölgelere ekim yapmak saç kaybını hızlandırmaz.
Bölgenin saçlı olması daha fazla dikkat gerektirir. Kanal açmak için yapılan kesiler bölgedeki mevcut saçlarla aynı yönde ve açıda olmalıdır.
Ayrıca kişinin mevcut saçlarını korumak için oldukça etkili medikal tedaviler kullanılmaktadır.
Bu tedaviler başarılı sonuç verdiğinde, kişinin mevcut saçlarını kaybederek ikinci bir operasyon geçirmesi söz konusu olmayacaktır.
İşlem için doğru yaş üzerine kesin kural yoktur. Ancak 20 yaş öncesi ve 80 yaş sonrası işlem için çok uygun değildir.
Son 10 yıldaki gelişmelerden dolayı, kadınlar saç ekimi için kabul edilebilir adaylar haline gelmişlerdir. Kadınlar şu anda saç ektiren hastalarda daha fazla orana ulaşmışlardır.
Saç ekiminde, başarılı sonuçlar başka hangi faktörlere bağlıdır?
Saç ekiminde sonuç sadece dökülme şekline değil; saçın rengi, telin kalınlığı, telin yapısı gibi faktörlere de bağlıdır.
Saçın rengi ile alttaki derinin rengi arasındaki kontrast ne kadar az olursa, saçların seyrekliği o kadar az fark edilir ve saç ekimi daha başarılı sonuç verir.
Bu bakımdan en şanslı hastalar sırasıyla saç renkleri sarı, beyaz ve gri olanlardır. Kural olarak; sarı-beyaz-gri saçlar daha az yoğunluk ile, koyu renkli saçlara oranla sık görülürler.
Kahverengi ve siyah saçlı hastalarda daha fazla greft ekimi gerekmektedir. Kalın saç telleri daha fazla alanı kapatırlar. Saç kalınlığı 80 mikron civarındaki kişiler ince saç teli olanlara göre daha şanslıdırlar.
Kıl çapında 0,01 mm´ lik artış, kıl hacminde % 36’lık şok edici şekilde artış sağlamaktadır. Kural olarak; ince telli saçlarda daha yoğun ekim gereklidir.
Ayrıca dalgalı-kıvırcık saçlar daha dolgun ve hacimli göründüklerinden dolayı, saç ekiminde düz saçlı olanlara göre daha avantaj sağlar. Kural olarak; dalgalı-kıvırcık saçlar daha az yoğunluk ile düz saçlara oranla daha sık görünürler.
Saç ekimi operasyonları hangi vakalarda uygulanabilir?
Saç ekimi operasyonları sadece androgenetik alopeside uygulanmaz.
Yanık, yara, infeksiyon sonrası iz gibi sikatris bırakan saç dökülmelerinde ve alopesi areata (pelad – saç kıran) hastalığında da başarıyla uygulanmaktadır.
Saçlı deri dışında sakal ve kaşlı deriye de ekim operasyonları yapılabilmektedir.
- Kişinin önceki sağlık sorunları açısından sorgulaması (şeker hastalığı, hipertansiyon, epilepsi gibi hastalıkların varlığı açısından) yapılmalıdır.
- Kişinin kan tetkikleri istenmelidir.
- Operasyonda kullanılacak lokal anesteziklere ve diğer ilaçlara karşı alerji olup olmadığı değerlendirilmelidir.
- Kişinin psikiyatrik bir rahatsızlığının varlığı ve psikiyatrik bir ilaç kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır.
- Kişi operasyon günü yorgun olmamalıdır.
- Bir hafta önce sigara kullanımının kesilmesi veya azaltılması tavsiye edilmelidir.
- Yaklaşık bir hafta önce alkol ve uyuşturucu madde kullanımı kesilmelidir.
- Yine bir hafta önce aspirin başta olmak üzere antiagregan özellikli ilaçların kullanımı bırakılmalıdır.
- Operasyondan yaklaşık 2 saat önce yemek yenmesi hatırlatılmalıdır
- İlk 72 saat minör travmalardan dahi (takılan şapkanın temas etmesi, uyurken yastığın temas etmesi gibi) korunmak için çok dikkatli olunmalıdır.
- İlk 72 saat mümkün olduğunca istirahat edilmeli ve fiziksel efordan kaçınılmalıdır.
- İlk günlerde şişlik gelişmesi olasılığına karşı, fırsat buldukça soğuk kompres-buz uygulaması yapılmalıdır.
- 5 gün süreyle antibiyotik kullanılmalıdır.
- 15 gün süreyle ağır işlerden kaçınılmalıdır.
- 2. günde ekim alanını (varsa dikiş alanını) yıkamaya başlamalıdır.
- Yaklaşık 15 gün süreyle pH’ ı 5.5 olan şampuan kullanılmalıdır.
- Yara iyileşmesi esnasında saçlı deri kaşınmamalıdır.
- İlk 15 gün sıcak ve basınçlı su kullanılmamalıdır.
- Durulama sonrası ılık hava ile saçlar kurutulmalıdır.
- Yaklaşık 1 ay boyunca havlu kullanılmamalıdır.
- Saçlı deride oluşan minik kabuklara, yara iyileşmesini hızlandıran epitelizan solüsyonlar yıkama öncesi uygulanmalıdır.
- Yaklaşık 1 ay süreyle güneşten kaçınılmalıdır.
- Yaklaşık 1,5 ay süreyle havuz ve denize girilmemelidir.
- 1-1.5 ay süreyle fitnes, futbol gibi sporlardan kaçınılmalıdır.
- 3-4 ay süreyle saç boyası, jöle, sprey, köpük gibi maddelerden kaçınılmalıdır.
Karbondioksit lazer kullanılarak kanalların açılmasında amaç daha üstün kozmetik sonuçlar elde etmektir.
Ancak lazer ile çevrede termal (ısı) hasarın oluşması, işlem sonrasında yara kabuklanmasının çok daha fazla olması, saçların daha geç çıkması ve ekilen bazı saçların kaybedilmesi gibi sonuçlarla karşılaşıldı.
Daha sonra erbium – karbondioksit kombinasyon lazeri kullanıldı. Yukarıda bahsedilen sorunlar azaltıldı.
Lazer uygulaması sadece büyük greftlere uygun büyük boyutlu kanallar açılması için uygun görüldü.
Şu anki lazer teknolojisi ile, kanal açılması için lazer daha uygun bir seçenek olarak değerlendirilmemiştir ve rutin kullanıma girmemiştir.
Foliküler Ünite Ekstraksiyon
Fue , dikişsiz, acısız, iz bırakmayan, gündelik hayatı etkilemeyen saç ekim tekniğidir.
FUE tekniği özelikleri
- Ensede şerit biçimde çizgi kalmaz.
- Kılların alındığı alanda uzun süre hissizlik duyusu olmaz.
- Uygun vücut bölgelerinden kıl köklerinin nakline olanak tanır.
- Greftlerin çıkarıldığı alanda hızlı iyileşme görülür.
- Profesyonelce uygulandığına saçlar doğal ve dolgun görünümlü olur.
FUE tekniği ile ekim nasıl yapılır?
FUE yönteminde saç ekimi dört temel adımda yapılmaktadır. Bunlar:
- Donör alandaki kıllar işlem öncesinde 2 mm uzunluğunda kısaltılır.
- Özel bir cerrahi aletle (0.5-0.9 mm çapında iğneler) saç kökleri çıkarılır.
- 0.8-0.9 mm çaplı silindirik aletlerle kanallar açılır.
- Donör alandan alınan saç kökleri, istenilen bölgeye yerleştirilir.
FUE tekniği ile ne kadar ekim yapılabilir?
- Saçlı deride normal sıklık santimetrekare başına 70-100 foliküler ünitedir.
- Saç sıklığı %50 azaldığında saç kaybı gözle fark edilir hale gelir.
- Santimetrekare başına 35 ila 50 foliküler ünite ekimi ile yeterli saç sıklığı sağlanır.
- Bazı kişilerde saçın yapısına bağlı olarak, istenen sonuçlar için 65 foliküler üniteye kadar ekime ihtiyaç duyulabilir.
- FUE tekniğinde dikkat edilmesi gerekenler!
- Kökler zedelenmeden çıkarılmalı.
- Saç köklerinin mutlaka doğru yönde ekilmeli.
- İşlem sonrası hasta uyarılara dikkat etmeli.
FUE tekniği ile günde ne kadar ekim yapılabilir?
- Deneyimli, uzman ekipler 2.000 ila 3.000 greft ekim yapabilmektedirler.
- Hastanın ensesi çok yoğunsa ve ihtiyacı fazla ise iki gün üst üste toplam 4.000 -5.000 greftlik ekimler mümkündür.
- İhtiyaç halinde ikinci FUE operasyonu en erken 3 ay sonra gerçekleştirilebilir.
Operasyonun ilk işlemi hastanın saçlı derisinin lokal anestezi uygulanarak uyuşturulmasıdır.
Bu sayede hasta operasyon süresince uyanık kalır; TV seyredebilir; yemek yiyebilir, gazete-kitap okuyabilir; ancak acı duymaz. Saçsız alanlara nakledilecek saç kökleri iki şekilde elde edilir.
Birincisi; güvenli donör alan olan enseden bir şerit çıkarılır. Şerit, saç köklerine ayrılır. Şeridin ayrılmasıyla elde edilen küçük saçlı deri parçacıklarına greft adı verilir. Her greft bir veya daha fazla sayıda saç teli(folikül) içerir.
Başın arka kısmındaki şeridin çıkarıldığı boşluğun kenarındaki deriler birbirlerine dikilerek kapatılır. Şeridin boş bıraktığı alanın basit bir dikişle kapanabilmesi… Devamını Oku
Öncelikle saç derinize göre şampuan seçerek işe başlamalısınız. Yani eğer saç diplerinizde kepeklenme varsa, kepek şampuanı kullanmanız şart. Ama aynı zamanda röfle saçlarınızı kuruttuysa, saçlarınıza hangi şampuanı kullanırsınız?
Cevap yine kepek şampuanıdır.
Çünkü gerçek anlamda saç kırıklarınızı onaracak bakım kreminiz olacaktır.
İşte bu sebeple seçeceğiniz bakım kremi mutlaka onarıcı ve güçlü etkiye sahip bir krem olmalıdır…
Peki saçınızı kaç kere şampuanlamalısınız?
Mesela normalde saçlarınızı 2 günde bir yıkadınız ama bu hafta sular kesikti ya da fırsat bulamadınız ve 4 gündür saçınızı yıkayamıyorsunuz…
Ne yapmalısınız?
3 şampuan ancak temizler diye düşünüyorsunuz, saç dipleriniz de çok yağlanmış. Zaten çok çabuk yağlanan bir cilt tipiniz de var. O zaman öncelikle saçlarınızı sabah yıkadığınızda akşam dipleri yağdan parlıyorsa yağlı saç şampuanı kullanın, ama asıl önemlisi saçlarınızı 4 gün sonunda yıkarken 2’den fazla şampuan yaparak saçlarınızı yıpratacağınızı bilmenizdir.
Kısacası 3’ten fazla saçınızı şampuanlamak saça zarar verebilir.